Günün Yorumu

BÜYÜYEMEYEN NESİL: KÖKSÜZLÜK

Yıllarca bu milletin değerleri ya görmezden gelindi ya da küçümsendi. İnanç, gelenek, aidiyet… Bunlara sarılanlar “gerici” ilan edildi. Kendi köküne tutunan insana, sanki ilerlemenin önündeki engelmiş gibi bakıldı.Ve şimdi toplum, önemli bir sorunla yüz yüze: Köksüzlük.Gençlere bakıyoruz…Her şeye ulaşıyorlar ama hiçbir şeye tutunamıyorlar.Konuşuyorlar ama derinleşemiyorlar.Koşuyorlar ama bir yere varamıyorlar.Çünkü...

Daha fazla oku...

BOĞAZLAR: EMPERYAL GÜCÜN DAR KAPILARI…

Bugün dünya, gözünü Hürmüz Boğazı üzerine dikmiş durumda. Çünkü orada sıkışan sadece gemiler değil… Küresel düzenin kendisi.Savaş artık sadece cephede kazanılmıyor. Haritaların ince çizgilerinde, dar geçitlerde, boğazlarda kazanılıyor. Orada dönen şey sadece gemiler değil. Orada dönen şey: petrol, para ve güç.İran diyor ki: “Gerekirse kapatırım.”Amerika Birleşik Devletleri diyor ki: “Açık tutarım.”İsrail ise bu denklemin...

Daha fazla oku...

BİZDİK O GENÇLİK – VE SİSTEMİ DEĞİŞTİREMEDİK

Bir zamanların gençlerine büyük kelimeler verildi.İçi ateşle doldurulmuş kelimeler…“Dava” dendi.“Vatan” dendi.“Devrim” dendi.“Bağımsızlık” dendi.İnandık.Çünkü gençlik inanmak ister. İnsan en çok yirmili yaşlarında dünyayı değiştirebileceğine inanır. O inanç da zamanla kimliğe, insanı tarif eden bir etikete dönüşür; Ülkücü, devrimci, milliyetçi… gibiZaman geçti. Perde aralandı.Görüldü ki o büyük hayaller, kürsülerde büyüyenlerin; iktidar...

Daha fazla oku...

EĞİTİMSİZLİĞE UTANDIK MI?

Ankara’da bir grup liseli öğrenci, ders anlatmaya çalışan öğretmenleriyle alay etti; üstelik bunu kameraya alıp eğlenceye dönüştürdü.Bu görüntüler, tek bir sınıfın değil, yıllardır eğitimde biriken sorunların fotoğrafı.Sınıfta kalmanın kaldırıldığı, düşük not vermenin neredeyse yasaklandığı, velinin en küçük şikâyetinde öğretmenin zan altında bırakıldığı bir düzen… Bugün Türkiye’nin dört bir yanında...

Daha fazla oku...

SORUMLULARA DOKUNMAK ŞART!..

Bir uçak düştüğünde, bir asker toprağa verildiğinde, bir ocak söndüğünde ilk yapılması gereken bellidir: Sorumluların kim olduğunu bulmak, onlara gerçekten dokunmak.Türkiye’de yıllardır değişmeyen bir ezber var:“Araştırma başlatıldı.”Soruşturma açılır, komisyon kurulur, raporlar yazılır…Sonra?Raflar dolup taşar, ama sorumluların yüzü bile kızarmaz.Oysa adalet, kazanın olduğu yerde başlar — fotoğrafın en üstünden.Bir uçak...

Daha fazla oku...

KOKUDAN DEĞİL, KAYITSIZLIKTAN BOĞULUYORUZ!

Trabzon’da bir süredir kokarca böceği her yeri sarmış durumda.Evlerde, bahçelerde, tarlalarda…Halk nefes alamazken, mecliste konu hâlâ “Bu böceği kim gönderdi?” tartışmasına sıkışmış durumda.Oysa asıl mesele bu değil.Bu böcek neden bu kadar hızlı yayıldı?Neden bu kadar savunmasız kaldık?Tarımı, doğayı, yaşam alanlarımızı tehdit eden bu istilacı türle nasıl mücadele edeceğiz?Sorulması gereken...

Daha fazla oku...

BİR ZAMANLAR BİR PARTİ VARDI!..

Bir dönem o parti, siyaset tabelasından fazlasıydı.Bir fikri, bir ideali, bir ülke hayalini taşırdı omuzlarında. İnsanlar, o partide makam aramak için değil; bir davaya omuz vermek için bulunurdu. Bir inancın, bir idealin, bir ülke tasavvurunun etrafında toplanılırdı. “Biz” kelimesi samimiydi, çünkü ortak bir hedefe, ortak bir vicdana işaret ederdi....

Daha fazla oku...

Hakikatin Sosyal Medyada Kayboluşu…

“Paylaşmanın bu kadar kolay olduğu yerde, hissetmenin bu kadar zor olması tesadüf mü?”“Bir tuşla görünür olduk; ama görünmez hale gelen duygularımız ne olacak?”Artık herkesin elinde bir kamera, yüzünde sahtelik var. Gerçek, yaşanmak yerine kurgulanıyor; dolayısıyla hisler anlamını yitiriyor. İnsanlar mutlu görünmeyi, mutlu olmaya tercih ediyor. Kalbimizde sakladığımız duygular, şimdi...

Daha fazla oku...

AYRILIK NEDEN SAHİPSİZ?

Bazı kadın ölümleri aniden gelmez. Ayak sesleri vardır. Birikmiş korkular, defalarca verilmiş ama tutulmamış sözler, uzaklaştırma kararları, telefon ekranında biriken tehdit mesajları, kapı önünde sessizce bekleyen öfke…Ve sonra bir kadın ölür.Çoğu zaman bir sokakta, bazen çocuklarının gözü önünde. Bazen şahit dahi olmadan, bir sessizlikte kaybolur. “Ayrılmak istediği için”, “boşanmak...

Daha fazla oku...

ULVİ BATU’NUN ARDINDAN…

Bazı insanlar kalabalıklarda kaybolmazlar; aksine, kalabalıkları yönlendirirler. Sözlerinden çok, duruşlarıyla tanınırlar. Hayatları boyunca makamların değil, ilkelerin peşinden gider; menfaatin değil, milletin izini sürerler. Ulvi Batu da işte o nadir insanlardan biriydi.Ebedi âleme göç eden Batu, geride sadece bir hayat hikâyesi değil, aynı zamanda bir ülkü mirası, bir şahsiyet dersi...

Daha fazla oku...