AŞI VE BELİRSİZLİK…

Genelde insanlar çözümsüz gördükleri ve sonucunu kestiremedikleri karmaşık yeni bir durumla karşılaştıklarında belirsizlik ve mutsuzluk yaşarlar.Bilinmezlik, geleceği ve yaşamını kontrol edememek insanları bazen, gerçeklerden uzaklaştırırken, yanlış düşünce ve eylemlere sürükleyebiliyor. Bugün dünyanın başa çıkmaya çalıştığı “salgın” ülkemizde de, en önemli küresel tehdit ve belirsizlik olarak görülüyor.  Sorun; salgın konusunda aynı...

“KADINLARIMIZ İÇİN ASIL MÜCADELE ALANI…”

Eğitim alabilmek, çalışmak ve ekonomik yeterliliğe sahip olmak, adalet aramak, inancını yaşamak, sosyal ve siyasal yaşamda kendi iradesini kullanmak, siyaset sisteminde ve karar mekanizmalarında bulunmak, kültür ve sanat alanında kendini geliştirmek, insan onuruna uygun bir yaşam biçiminde olması gereken işlevlerdir.Sadece temel ihtiyaçlara ulaşamamak yoksulluk değildir. İnsanlar bu işlevlere ulaşamıyor ve...

İKTİDAR OLMAK İSYENLER, İKTİDARDA KALMAK İSTEYENLER; SİYASET DÜŞMANLIK ALANI DEĞİLDİR!

Siyasi rakibini düşman gibi göstermek, Türk siyasetinin geleneği haline geldi.İtiraz eden çıkabilir ama son yıllarda suni gündem oluşturmak, algı ve düşmanlık yaratmak, siyasetin en fazla kullandığı araçlardan oldu.Siyaset, “Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olduğunun” farkında bile değil. Yarattıkları düşmanlık havası toplum nezdinde siyaseti; zararlı, yıkıcı, bölücü bir faaliyet olarak göstermekte, çözüm...

İSTANBUL VE KENTLER KİMSENİN TARLASI DEĞİLDİR!..

 Kent sadece ekonomik getirileri ve farklı bir fiziki çevreyi belirtmez. Aynı zamanda siyasal aşamaları şekillendiren toplum hafızasının, sosyal ve kültürel düzenin adıdır. Bu düzenin bozulması, toplumun kent algısını, aidiyet duygusunu ve sosyal bütünleşmesini zedeleyecektir. Varacağımız nokta insanların kentlerine duyarsızlığı ve yabancılaşması olacaktır.   İstanbul’da ve kentlerimizde yaşayanların kent değerlerine “yeşiline, denizine, tarihi yapısına”...

YÖNETENLER VE YÖNETMEYE TALİP OLANLAR!..

“Eğitim şart” diyoruz ama nasılını sorgulamıyoruz. Diploma alıyoruz ama mesleğimizi yapamıyoruz. İş sahibi oluyoruz ama doğrulukla ve hakkıyla büyüyemiyoruz. Ülkesi yararına çalışma idealinde olan insanları siyasette ve makamlarda göremiyoruz. Sonrasında devlet kurumlarında yaşanan yozlaşmadan, üretimden uzak ekonomiden, çevre kirliliğinden, eğitimin eksikliğinden ve yalanla talanla iç içe olan siyasetten şikâyet...