Köşe Yazıları

“NE RÜTBE, NE ŞAN, NE ŞÖHRET”; YÜZLEŞ!

Ne zaman ki bir tanıdığımızı, yakınımızı kaybediyor ve köklü bir ayrılık yaşıyoruz; uzaktan baktığımız ölümle ve de daha önce yitirdiklerimizle yeniden bir bağ kuruyoruz. “Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur.” Hz. Muhammet (sav.)Bense ölümlerin karşısında, duygularımı ifade etmekte zorlanıyor,80’li yıllarda aynı havayı teneffüs ettiğim, dönemin sembol isimleri, ülkü kahramanları...

Daha fazla oku...

BAHARI ÇALINAN ÇOCUKLAR!..

Bahara girerken en çok özlediğiniz şey nedir desem?“Muhtemelen güneşin yüzünüze gülmesi… Kışın ağırlığından kurtulmak… Özgürce nefes almak” dersiniz. Ama savaşın ortasında kalmış insanların özellikle de savaşın çocukları için baharın anlamı çok başka… Onlar için bahar; barış demektir.Yuvaya Dönüş şiirinde, “Dünyaya bir bakarız, çocuklukta. Geri kalanı hatıradır.”der Louise GlückSavaşın acımasızlığına...

Daha fazla oku...

“GİTSİNLER”, “KERESTELER”, “KATLEDİLSİNLER”…

“Rusya'ya, Ukrayna'yı işgaliyle birlikte tüm dünyadan yaptırım yağmaya devam ediyor. Dünya çapındaki birçok büyük şirket ülkeden çekilirken hükümetler de ağır ekonomik tedbirlerle Rusya'yı çökertmeye ve durdurmaya çalışıyor.”En ağırı; “Facebook ve Instagram, nefret söylemi politikasında geçici bir değişiklik yapıyor ve Putin'in ölümünü isteyen ve Ukraynalı sivillere uygulanan şiddeti belirten gönderilere...

Daha fazla oku...

SİZİ YENİLMEZ YAPAN AKLINIZDIR!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde Türkiye, hem Rusya ile ilişkilerini korumak hem de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklemek zorunda…  Karadeniz bölgesinin istikrarı ve ticari ilişkilerimiz ve de Türkiye’nin milli çıkarları Ukrayna meselesinde aklımızla yürümemiz gerektiğini söylüyor.  Bütün askeri klasiklerin atası olarak bilinen ve Batı’da da en önemli strateji eserlerinden biri olarak kabul edilen Sun...

Daha fazla oku...

ÖĞRETMENLERİN YAZILI VE YAZISIZ YASALARI…

Öğretmenlik mesleğime Trabzon Lisesinde başladım. 25 yıl görev yaptıktan sonra aynı liseden de emekli oldum. Öğretmenliğin ruhunu ve sorumluluklarını yıllar içinde kavrarken, saygınlığın ve ilişkilerin nasıl olması gerektiğini daha ilk gün, yani öğretmenler odasına adımımı attığım gün anladım…Özellikle tecrübeli ve bizden yaşça büyük öğretmenlere saygı göstermek, en önemli yasamızdı…...

Daha fazla oku...

“BEYİNYİYEN”…BEYİNSİZ!..

“Denizüzümü“ adı verilen küçük bir yumuşakça vardır.   Yaşamının ilk döneminde denizin içerisinde ortalık yerlerde yüzer. Sonunda kendisine kaya midyesi gibi tutunacak bir yer bulur ve oraya tutunur. Bir yere tutunduğunda yaptığı ilk şey, beslenmek amacıyla beynini emmeye başlamaktır. Neden mi? Çünkü yaşamını sürdürmek için bulduğu yerden sonra artık beyne ihtiyacı yoktur....

Daha fazla oku...

SİYASİ HIRS VE ÜLKÜ…

“Yaşamda tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek kuşakların şerefi, varlığı, mutluluğu için çalışmakla bulunabilir. Bir insan böyle hareket ederken, ‘benden sonra gelecek acaba böyle bir ruhla çalıştığımı fark edecek mi?’ diye bile düşünmemelidir.” Atatürk’ün bu söylemi; ülkesini karşılıksız seven, ülkesi için hayaller kuran ve ÜLKÜSÜ olanlara… Bir de bugün, dün yaptığı...

Daha fazla oku...

UTANIYOR MUSUNUZ?

“İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum.” Diyor GeotheUtanmak duygusu, zamanla değişip dönüşse, yanlış örnekler ve anlayışlar baş tacı edilse de,  hak, hukuk, ve sosyal alanın işleyişinde hala en önemli düzenleyici, en önemli ahlaki sorumluluklarımızdan biridir.Utanmanın bize ve topluma tuttuğu...

Daha fazla oku...

VASAT İNSANLARIN KURU GÜRÜLTÜSÜ!..

Eğitim sistemimizden başlayarak, bütün kurumlarımıza yerleşen bir kültür oldu vasatlık.  Beklentiler hep aynı, sorgulamayan, duymak istenilenleri söyleyen,  idare  edilebilir insanlara sahip olmak!Maalesef vasat insanların itibar gördüğü bir toplumda yaşıyoruz.İş hayatından siyasete ve din kurumlarına kadar her alan bu türden insanları seviyor.Daha fazlasını düşünmeye ve yapmaya çalıştığınızda da, dışlanıyorsunuz…Eleştiriler hep sizi sıradan olmaya...

Daha fazla oku...

EN HAYIRLI MİRAS, GÖRGÜ

Medeni olmaktan dem vuruyoruz ama insan ilişkilerinde yol yordamı unuttuk.İnsanların diğer insanları rahatsız etmeden, uyum içinde yaşamaları için iyi tutum içeren saygı, terbiye ve nezaket gibi davranış biçimlerine yani görgü kurallarına, eski adıyla “adab-I muaşerete” nostalji gözüyle bakıyoruz.Dolayısıyla utanma duygusunu da rafa kaldırılmış oluyoruz.Halbuki Türkler İslamiyetten önce ve sonra bildikleri...

Daha fazla oku...