Yazar - Nurcan Yazıcı

ATATÜRK’ÜN TAM BAĞIMSIZLIK POLİTİKASI…

Atatürk, “Yurdumuzu dünyanın en mâmur ve en medenîmemleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız.” Diyerek hedefini açıkça ortaya koymuş…Bir çok alanda Türkiye Cumhuriyeti'ne yön çizmiştir. Özellikle  ekonomik bağımsızlık ve ekonomik istikrar konusuna çok önem vermiş, prensipler oluşturmuştur.Dünyada ilk demokratik kalkınma planını 1931 yılında Türkiye'de uygulamaya koymuş, bu planla ekonomidereform hareketi başlatmıştır. Birinci Kalkınma Planı'nı 1933-1938 yılları,...

Daha fazla oku...

KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP!

Sayın Kılıçdaroğlu elbette pozitif düşünmeniz, başaracağınıza ve her şeyin yolunda gideceğine inanmanız, topluma da bu yönde mesajlar vermeniz siyasetiniz için önemli. Ancak bu başarmanız için yeterli değildir. Bu olsa olsa kendi seçmeninizi motive eder ve heyecanlandırır.Daha geniş kitlelere ulaşmak ve kabul görmek için ülke meseleleri hakkında daha fazla emek...

Daha fazla oku...

YAPTIM GİBİ GÖRÜNMEYİN, YAPIN!

Bu Ramazan’ın farklı bir güzelliği var.  Baharın da gelişi ile birlikte kışın ağırlığını üzerimizden atarken, iki arınma iklimini aynı anda yaşıyoruz.Ramazan ayı güzel insan olmamız için büyük bir fırsat.Bize düşen; yeme ve içme gibi fiziksel dürtülerimizi kontrol ederken, öfke, kin, nefret, yalan, kıskançlık gibi duygularımıza da oruç tutturmak… Daha...

Daha fazla oku...

“NE RÜTBE, NE ŞAN, NE ŞÖHRET”; YÜZLEŞ!

Ne zaman ki bir tanıdığımızı, yakınımızı kaybediyor ve köklü bir ayrılık yaşıyoruz; uzaktan baktığımız ölümle ve de daha önce yitirdiklerimizle yeniden bir bağ kuruyoruz. “Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur.” Hz. Muhammet (sav.)Bense ölümlerin karşısında, duygularımı ifade etmekte zorlanıyor,80’li yıllarda aynı havayı teneffüs ettiğim, dönemin sembol isimleri, ülkü kahramanları...

Daha fazla oku...

BAHARI ÇALINAN ÇOCUKLAR!..

Bahara girerken en çok özlediğiniz şey nedir desem?“Muhtemelen güneşin yüzünüze gülmesi… Kışın ağırlığından kurtulmak… Özgürce nefes almak” dersiniz. Ama savaşın ortasında kalmış insanların özellikle de savaşın çocukları için baharın anlamı çok başka… Onlar için bahar; barış demektir.Yuvaya Dönüş şiirinde, “Dünyaya bir bakarız, çocuklukta. Geri kalanı hatıradır.”der Louise GlückSavaşın acımasızlığına...

Daha fazla oku...

“GİTSİNLER”, “KERESTELER”, “KATLEDİLSİNLER”…

“Rusya'ya, Ukrayna'yı işgaliyle birlikte tüm dünyadan yaptırım yağmaya devam ediyor. Dünya çapındaki birçok büyük şirket ülkeden çekilirken hükümetler de ağır ekonomik tedbirlerle Rusya'yı çökertmeye ve durdurmaya çalışıyor.”En ağırı; “Facebook ve Instagram, nefret söylemi politikasında geçici bir değişiklik yapıyor ve Putin'in ölümünü isteyen ve Ukraynalı sivillere uygulanan şiddeti belirten gönderilere...

Daha fazla oku...

SİZİ YENİLMEZ YAPAN AKLINIZDIR!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde Türkiye, hem Rusya ile ilişkilerini korumak hem de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklemek zorunda…  Karadeniz bölgesinin istikrarı ve ticari ilişkilerimiz ve de Türkiye’nin milli çıkarları Ukrayna meselesinde aklımızla yürümemiz gerektiğini söylüyor.  Bütün askeri klasiklerin atası olarak bilinen ve Batı’da da en önemli strateji eserlerinden biri olarak kabul edilen Sun...

Daha fazla oku...

ÖĞRETMENLERİN YAZILI VE YAZISIZ YASALARI…

Öğretmenlik mesleğime Trabzon Lisesinde başladım. 25 yıl görev yaptıktan sonra aynı liseden de emekli oldum. Öğretmenliğin ruhunu ve sorumluluklarını yıllar içinde kavrarken, saygınlığın ve ilişkilerin nasıl olması gerektiğini daha ilk gün, yani öğretmenler odasına adımımı attığım gün anladım…Özellikle tecrübeli ve bizden yaşça büyük öğretmenlere saygı göstermek, en önemli yasamızdı…...

Daha fazla oku...

ALMAN USULÜ…

Önce salgın ardından gelen faturaların soğuk yüzü, ev yaşamımızı da, sosyal yaşamımızı da fazlasıyla etkilemiş durumda.Salgının getirdiği ‘insanlarla olan’ mesafe kuralına alışmaya çalışırken, faturaların bizi başka mesafelere zorladığı günleri yaşıyoruz.Evimizin harcamalarını hafifletmek; elektrik, doğalgaz ve su faturalarını azaltmak için ciddi çaba sarf ediyoruz. Yetmiyor!  Sebzeyi tartarak, meyveyi sayarak alıyoruz. Batıda rastladığımız tek...

Daha fazla oku...

“BEYİNYİYEN”…BEYİNSİZ!..

“Denizüzümü“ adı verilen küçük bir yumuşakça vardır.   Yaşamının ilk döneminde denizin içerisinde ortalık yerlerde yüzer. Sonunda kendisine kaya midyesi gibi tutunacak bir yer bulur ve oraya tutunur. Bir yere tutunduğunda yaptığı ilk şey, beslenmek amacıyla beynini emmeye başlamaktır. Neden mi? Çünkü yaşamını sürdürmek için bulduğu yerden sonra artık beyne ihtiyacı yoktur....

Daha fazla oku...