Köşe Yazıları

Mayıs 2018

Sen Seni Bil Sen Seni!

"Pehlivana gerek ki, ilk nefsini yene. Âlime gerek ki, önce kendini bile. Seyyaha gerek ki, evvel kâlbine gide." ''Kendini bil!” Ortama ve gidişata göre acizane dile getirdiğim;  kadına da, erkeğe de her yanlışında yönelttiğim önemli bir uyarı bu!.. Bu uyarıya verilecek en doğru cevap ve duruş; “insanın varlık âleminde ki yerini bilmesi, gerçeğini...

DENİZ YILDIZLARINI TANIYIN!

Doğa, insanların ve tüm canlıların yaşam alanını oluşturur. İnsanlar ne zaman ki, bir parçası olarak kabul ettikleri bu alana, hükmetmek ve üstünlük kurmak yerine faydalanmak için baktılar, orada kendilerini buldukları gibi, yeni bir (Biyomimetik)bilimin de ortaya çıkmasına neden oldular.(Bu idrak içinde “kendini bilen” insanlara müteşekkiriz.) “Biyomimetik bilim dünyasında son birkaç yıldır...

“Adalet SİYASİ kurumların ilk erdemidir”

Erdemli duygular, özgür düşüncenin ürünü olmadıkça, hak ve hakikate, iyilik ve doğruluğa yönelmedikçe güçlenemez. Bu güçsüzlük insanı, aklın ve ahlakın yol göstericiliğinden alıkoyarken, hırslarına, en çokta adaletsizliğe teslim olmasına neden olur. Günlük hayatta en fazla dillendirdiğimiz ama bir türlü içini dolduramadığımız, kendimizde var etme konusunda da samimi bir tavır...

“Adalet SİYASİ kurumların ilk erdemidir”

Erdemli duygular, özgür düşüncenin ürünü olmadıkça, hak ve hakikate, iyilik ve doğruluğa yönelmedikçe güçlenemez. Bu güçsüzlük insanı, aklın ve ahlakın yol göstericiliğinden alıkoyarken, hırslarına, en çokta adaletsizliğe teslim olmasına neden olur. Günlük hayatta en fazla dillendirdiğimiz ama bir türlü içini dolduramadığımız, kendimizde var etme konusunda da samimi bir tavır...

Mart 2018

“İSTİKLAL MARŞI” SİZDEN NE İSTİYOR?

Günlerdir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İSTİKLAL MARŞI ile ilgili çıkışını konuşuyoruz. Herkes konuya farklı yorumlar getirse de ben, Sn. Erdoğan’ın konuşmasında ki “Akif İstiklal Marşı’na ‘Korkma’ ile başlıyor, Akif’in ilham kaynağı burası. İstiklal Marşı’mızın anlamını ve önemini çocuklarımıza iyi öğretmeliyiz. Marşı’mızın anlamını yalnızca dilimizle birlikte kalbimizle de okuduğumuzda anlayabiliyoruz.” kısmının altını...

“VE DAVA, DÖNÜLMEYEN ŞEY DEMEKTİR.”

DAVAMIZI zirveye taşıyacaktık… Aşk ile yola koyulduk… Bin bir zahmet çektik… Acılara acı demedik. Zirveye(!) vardığımızda bir de ne görelim; ‘DAVA’mızı (yolda) unutmuşuz. (Galip Erdem ruhun şad olsun!) Unuttuğumuz sadece dava değildi elbet. Unuttuğumuz kendimiz! Dolayısıyla zirvedeki biz, artık o “biz” değildik. Makam mevki, para, politik kariyer nefisleri teslim almıştı. Dava...

“HERKES BİRBİRİNE SAHİP ÇIKSIN!” DİYORDU…

Batı kültüründen bize bulaşan bir hastalıktır kendi için yaşamak. “Bana değmeyen yılan bin yaşasın!” yani bencil insan olma durumu. Bizlerin inancında ve anlayışında ise, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir!”, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, aranızda sevgi ve muhabbeti ikame etmedikçe de iman etmiş olamazsınız.” vardır. VARDI! Vardı diyorum. Çünkü, son yıllarda...

KENDİNİ BİL… BİLMEDİĞİNİ BİL!

Akıllı ve erdemli insan için inancının gereği, mensup olduğu topluluğun menfaati, şahsi menfaatlerin önündedir. Lakin kişinin bunu bilmesi, ihtiyatlı olması yetmiyor. Bazen tutkular, zayıflamış irade, toplumda oluşan kirlilik ve yanlışların doğru olarak kabulü, insanları yanlış yönlendirebilir ya da baştan çıkarabilir. Eğer kişi kendini bilmez, kendi üzerinde sağlam bir hâkimiyet...